ORGANİK ARICILIK

ARICILIK VE ARI HASTALIKLARI

‘Bakım’ Kategorisi için Arşiv

Arıların Bakımı

Takip Kartı

Yazan: se©kin 9 Temmuz 2008

Yazı kategorisi: Takip Kartı | Etiketler: , | » yorum bırak;

Devşirme

Yazan: se©kin 18 Haziran 2008

Yeni bir oğul, değişik kovanlardan yavrulu petekler ve bir kısım dış hizmet gören arılar alınarak oluşturulabilir. Bu işlemde iki farklı kovandan alınan çerçeveler arasına bir adet yapay petek takılmış ve şurup püskürtülmüş çerçeve takılması uygundur.

Yazı kategorisi: Devşirme | Etiketler: | » yorum bırak;

Güçlü Kovanı İkiye Bölme

Yazan: se©kin 18 Haziran 2008

Temiz ve boş bir kovan hazırlanır. Kovan içinin bir kenarına ballı petekli bir çerçeve, diğer kenarına polenli bir çerçeve yerleştirilir. Bölünecek güçlü kovandan duruma göre 2-3 adet yavrulu petekli çerçeve alınarak üzerindeki arılarla birlikte yeni boş kovana yerleştirilir. Ana arının alınmamasına dikkat edilir. Boşalan yerlere yeni boş çerçeveler  konulur. Yavruların aktarıldığı kovanlarda ana arı bulunmaz. Yeni kovana mümkünse yeni döllenmiş genç bir ana arı verilir. Yoksa diğer kovanlarda kabartılmış ana arı yüzüğü kesilip getirilerek yavrulu peteklere yapıştırılır ve kendi anasını çıkarması beklenir. Kovan uçma deliği kapatılarak serin bir yere alınır. Esas yerine götürülür ve uçma deliği açılır

Yazı kategorisi: Kovanı İkiye Bölme | Etiketler: , | » yorum bırak;

Bal Hasat Dönemi

Yazan: se©kin 17 Haziran 2008

Yerleşik arıcılıkta 1 kez, gezginci arıcılıkta bir kaç kez hasat  yapmak gerekir.

Arı ailesinin çalışmaları mevsime, yani polen ve nektar akımına bağlıdır. Çiçek tozu tükenince ana arı yumurtlamayı azaltır veya keser. İşçi arılar tamamen bal yapma işi ile uğraşırlar. Doğadan toplanan nektar işçi arılar tarafından işlenerek bal haline getirilir. Petek gözlerine doldurulan balın suyu uçurularak olgunlaştırılır. Olgunlaşan balın su oranı %17-19 a kadar düşer. Daha sonra petek gözler arılar tarafından sırlanarak kapatılır. Bal hasadının yapılmasında balın kovandan çıkarılması için en az 2/3 ünün sırla kaplanmış olması gerekir. Aksi halde olgunlaşmamış, yüksek su oranlı, bozulabilir ve kalitesiz bir bal elde edilmiş olur.

Bal hasadının sabah erken saatlerde yapılması tavsiye edilir. Ballı petekler taşıma sandıkları ile kapalı bir şekilde bal süzme makinelerine nakledilir. Süzme işleminden sonra boş petekler tekrar kovana konarak arılar tarafından temizlenmesi sağlanır. Böylece aynı petekler tekrar kullanılabilir.

Yazı kategorisi: Bal Hasat Dönemi | Etiketler: | » yorum bırak;

Kışlatma

Yazan: se©kin 17 Haziran 2008

Dışarıda kışlatılan kovanların kırık ve çatlak yerleri tamir edilmelidir. Yağmur ve rüzgara karşı ziftli kağıtlarla sarılabilir. Ancak sarma işleminde içerdeki rutubet oranını arttırmamaya özen gösterilmelidir. Rutubet arılarda hastalık için uygun ortam demektir. Gerekmesi halinde bölme tahtaları ile kovan içi hacmi daraltılabilir.

Kışın uçma deliği 2-3 cm kalacak şekilde küçültülür.

Salkım halinde bulunan arılar ısıyı bal tüketerek sağladıklarından yeterli bal veya koyu şurup kovanlarda bulunmalıdır. Arılar verilen şurubu petek gözlerine doldurarak kışın kullanırlar. Ortalama güçte bir koloninin 15-20 kg bal tükettiği düşünülürse 4-5 adet ballı, 2-3 adet polenli çerçeve bırakılması gerekir. Kışın arıya katı kek vermek gerekiyorsa bu işlem çok seri ve arıları fazla rahatsız etmeden yapılmalıdır.

Yazı kategorisi: Kışlatma | Etiketler: | » yorum bırak;

Birleştirme

Yazan: se©kin 17 Haziran 2008

 Zayıf veya anasız kalmış kovanlardaki arılar birleştirilerek güçlü bir aile oluşturulur. Teknik arıcılıkta birleştirme önemli bir yere sahiptir.

Birleştirmede;

- Kovanlar analı ise yaşlı olan ana arı öldürülür.

- Her iki kovanın boya renginin aynı olmasına dikkat edilir.

- Yan yana konan birleştirilecek kovanlara kokulu maddeler püskürtülür. Akşam üzeri tarlacı arılar döndükten sonra birleştirme işlemi yapılır.

- Bir başka birleştirme yolu da araya ince delinmiş gazete kağıdı koyarak 2 kovanı üst üste getirmektir. İki zayıf ailenin birleştirilmesinde genel aileyi 2. kata koymak önerilir. Eğer bir analı bir anasız aile birleştiriliyorsa analı aile ikinci kata konur. Zayıf ve kuvvetli aile birleşiminde zayıf aile üste konur.

Yazı kategorisi: Birleştirme | Etiketler: | » yorum bırak;

Oğul Önleme Yöntemleri

Yazan: se©kin 17 Haziran 2008

Oğul verme, teknik arıcılıkta genel olarak istenmeyen bir olaydır. Eğer kovan sayısı artırılmak isteniyorsa bölme yolu ile yapay oğul elde etmek önerilir. Oğul önlemek için;

- Kovanlarda oluşan ana gözlerini  bozmak ,

- Kovanı olabildiğince gölgede tutmak,

- Kovanda ana arının yumurtlama sahasını genişletmek, gerektikçe boş petek vermek ve kat çıkarmak ,

- Güçlü kovanlardan zayıf kovanlara aktarılan peteklerin yerine boş petek vererek takviye etmek yollarına gidilmelidir.

Oğul veren kovan zayıflar ve o yıl için bal verimi olmaz. Tüm çalışmalara rağmen oğul verme engellenemezse çıkan oğulun yakalanması hedeflenir. Oğul torbası kullanılabileceği gibi sepet veya doğrudan boş bir kovana silkeleme yollarına başvurulabilir.

Yazı kategorisi: Oğul Önleme Yöntemleri | Etiketler: | » yorum bırak;

Sonbahar Bakımı

Yazan: se©kin 17 Haziran 2008

Genellikle yaz sonunda çam balı üretim alanlarına götürülmüş olan arı ailesi çalışmaktan yorulmuş, genç arı varlığı da iyice azalmış durumdadır. Bölgemiz için çamdan sonra arılar çamdan sonra püren bölgesine götürülmelidir.

Bir sonraki bahar dönemine güçlü bir koloni ile girilmek isteniyorsa sonbahar bakımına önem vermek gerekir. Sonbaharda bakım işleri şöyle sıralanabilir.

Ö        Beslenme çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki kış ölümlerinin çoğu soğuktan değil açlıktan olmaktadır. Bu nedenle yeterli besin kovanda bulunmalıdır. En uygunu çiçek balı bulundurmaktır ancak bu sağlanamıyorsa mutlaka şeker şurubu ile besleme yapılmalıdır. Bu şurup 2 ölçek şekere 1 ölçek su hesabı ile hazırlanmalıdır.

Ö        Kolonide bulunan genç arı çoğunluğu da kışlatma için önemli bir kriterdir. Ana arının kış öncesi yumurtlaması ve genç arı sayısının arttırılması yoluna gidilmelidir. Bu yüzden polen ve kekle besleme yapılabilir. Kışı genç arı çoğunluğu ile geçiren aile bir sonraki bahara daha güçlü başlar.

Ö        Arıların kış salkımını rahat oluşturabilmeleri için sonbahar bakımı sırasında belirlenecek zayıf kovanlar mutlaka birleştirilmelidir.

Ö        Anasız veya ana arının yaşlı olduğu kovanlara genç ana arı verilmelidir. Mümkün değilse zayıf kovanlarla birleştirilmelidir.

Ö        Zararlı mücadelesine önem verilmelidir. Özellikle Varroa mücadelesi çok etkili sonuç verir.

Yazı kategorisi: Sonbahar Bakımı | Etiketler: | » yorum bırak;

İlkbahar Bakımı

Yazan: se©kin 5 Haziran 2008

İlkbahar Bakımı

 

İlkbaharın ilk günlerinde arıcının kovanlar üzerinde yapacağı çalışmaların, o seneki bal verimi üzerinde çok büyük etkileri olur. Bilinçli bir arıcı ilkbahar bakımını ihmal etmeyerek, arılıktaki problemleri en baştan çözer ve bal toplama mevsiminde arılarını en verimli şekilde çalıştırır.

 

Verimi yüksek ürün almak isteyen arıcının hedefi, büyük bal toplama mevsimine kadar kovandaki arı sayısını mümkün olduğunca çok artırmak olmalıdır. Bal toplama mevsiminde bu sayıyı 80.000-100.000 yapabilen arıcı o sene istediği miktardaki balı alabilir. Bu sayı ne kadar düşük olursa arının getireceği ve depolayacağı bal da o kadar az olur.
Arazide nektar akımının yoğunlaştığı günler olarak tanımlayabileceğimiz büyük bal toplama mevsimi, ortalama olarak 10 ile 30 günlük bir süreyi kapsar. Bu dönemde bitkilerin oluşturduğu nektar miktarı en üst seviyeye çıkar. Bu süre yıl, iklim, mevsim ve coğrafi koşullara göre değişir. Arılar günlük ihtiyaçlarından artan balı ancak bu mevsimde kovanlara depolayabilirler. Toplam arıcılık faaliyetlerini mevsimlere bölersek, büyük bal toplama mevsimi süre olarak çok az bir zaman dilimini kapsar.

İlkbaharda arılıkta yapacağımız ilk işlerden biri, kış için aldığımız önlemler arıların uçuşunu engelleyecek şekildeyse bunları kaldırmaktır. Eğer kovanları yanyana yaklaştırıp üstlerini örttüysek, kovan yerleşimlerini gerçek durumlarına getirmek gerekir. Kovan giriş delikleri kapatılmışsa açılmalıdır. Ayrıca kovan uçuş deliklerini tıkayan arı ölüleri temizlenmelidir.

İLK BAKIM VE KOVANLARIN DIŞTAN MUAYENESİ
Arılar ilkbaharın sıcak günlerinde özellikle dışkılamak için dışarı çıkma fırsatını kaçırmaz. Etrafta çiçekler açmaya başladığı zaman artık kovana polen de taşımaya başlarlar. Fakat geceleri soğuk ve gündüzleri de sıcaklık değişken olduğu için, havalar iyice ısınıncaya kadar kovanı açmak doğru değildir. Çünkü böyle bir hareket yavruların üşümesine neden olacağı gibi, kovan ısısını düşürdüğü için bal tüketimini de artırır. Ayrıca soğuk havalarda kovan kapağının açılması arıları paniğe sevkeder ve çok hırçınlaştırır. Bu yüzden havalar ısınıncaya kadar kovanı dıştan muayene ederek ve arıların hareketlerine bakarak problemleri tesbit etmek gerekir. Arıcının dıştan muayene yaparak tesbit etmesi gereken durumlar şunlardır:

a) Ana arının varlığı: Bir kovanın hayatiyetini devam ettirebilmesi için ilkbaharda ana arının var olup olmadığı çok önemlidir. Müsait günlerde arılar hızlı bir şekilde çalışıp kovana polen getiriyorlarsa bu ana arının varlığına işarettir. Eğer arılar polen taşımıyor ve kovanın dış yüzünde geziniyorlarsa ana arı büyük ihtimalle kışın ölmüştür.

b) Besin durumu: Kovan alt tablasında görülen balmumu kırıntıları arıların açlık çektiğini gösteren işaretlerden biridir. Ayrıca larvalar dışarı atılmaya başlanmışsa, bunun sebebi yavruların üşümesi olabileceği gibi, aç kalmaları da olabilir. Dışarıya yoğun bir şekilde ölü arı atılıyor olması da akla, kovan içinde oluşan bir hastalık dışında, besin durumunun kritik seviyede olduğunu getirir. Besin durumu azaldığında kovan içindeki yaşlı arılar genç nesillerin yaşama şanslarını artırmak için intihar etmeye başlar. Arılar genelde kafalarını petek gözü içine sokup havasız kalmak suretiyle intihar ederler.

Bir kovanın ortalama ağırlığı biliniyorsa, kucağımıza alıp tartarak içindeki yiyecek durumunu tahmin edebiliriz.

Bu dönemde havalar iyice ısınmadığı için arılara şerbet vermek doğru değildir. İhtiyacı olan kovanlara acilen katı yem vermek gerekir. Pratik bilgiler kısmında anlatıldığı gibi pudra şekeri ve süzme baldan arı keki yapılarak yemleme deliğinden verilir. Eğer arı keki yapılacak malzeme bulunamıyorsa, geçen dönemden kalan ballı bir çerçevenin sırları alınarak kuluçkalık çerçevelerinin üzerine yatırılır. Üzeri hemen bir bezle örtülerek kapak kapatılır.

c) Kovan mevcudu: İşçi arılar kovana birer ikişer girip çıkıyorlarsa, kovanın arı mevcudu az ve dolayısıyla zayıf sayılır. Ama işçi arıların canlı bir şekilde üçer beşer girip çıkması o kovanın güçlü olduğunu gösterir. Ayrıca akşam arılar yerlerine girdikten sonra, kovana kulağımızı dayayıp bir elimizde tıklatınca, güçlü kovanlar çok hızlı tepki verir ve güçlü bir vızıltı çıkarır. Güçsüz kovanların vızıltısı ise çok zayıftır.

d) Hastalık durumu: Kovandaki arıların herhangi bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığı da uçuşları gözlemlenerek tahmin edilebilir. Kovan tablasında normalinden çok fazla arı ölüsü varsa ve kovandaki besin miktarının da yeterli olduğu biliniyorsa, bu durumda hastalıktan şüphelenilmelidir.

Yerlerde kanatsız arılar geziniyorsa varroa hastalığı var demektir. Yerlerde ve uçma tahtası etrafında küçük gruplar varsa ve arılar uçmuyorsa nosema hastalığından şüphelenmelidir. Arılar içeriden kovan uçma tablasına mumya görünüşlü yavru ölüleri taşıyorsa, kireç ya da taş hastalığı vardır. Dışarı çıktıkları ilk birkaç gün arıların ishal olması normaldir. Fakat daha uzunca bir süre uçuç tablası ve arılığın önü kirleniyorsa dizanteriden şüphe edilmelidir.
Dıştan muayene esnasında problem tesbit edilen kovanlar işaretlenerek, içten muayene esnasında ilk önce bunlara bakılmalıdır.

 

BÜYÜK BAKIM VE KOVANLARIN İÇTEN MUAYENESİ
Havalar iyice ısınıp, gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkı azaldığında, artık kovanların büyük bakım ve içten muayenesinin zamanı gelmiş demektir. Bakıma sakin ve güneşli bir günün sabahında başlanır. Bakım esnasında sırasıyla şu işleri yapmak gerekir:

a) Eğer arılar hırçınsa körük yakılır ve usulüne uygun şekilde kovana duman verilir. Duman usulüne uygun verilmezse arılarda tam tersi bir etki yapar ve onları daha da hırçınlaştırır. Bu dönemde arazide nektar akımı yeterli olmadığı ve kovandaki besin miktarı da kritik seviyede olduğu için, arılar stres altındadır. Dolayısıyla bu dönemde arılar her zamankinden daha hırçın olur. Körük bol duman verecek şekilde pratik bilgiler bölümünde anlatıldığı gibi yakılır. Uçma deliğinden yavaş dalgalar halinde 2-3 kere duman verilir ve yaklaşık 2 dakika beklendikten sonra, gürültü yapmamaya dikkat ederek, üst kapak örtüsü açılarak kontrole başlanır. Eğer gerekirse üst kapak örtüsünün kenarlarından da bir kaç kere yavaşça duman verilir.

 

 

 

Yavruların üşümemesi için, üst kapak örtüsünün tamamı birden açılmaz. Eğer kovan üst kapak örtüsü tek parça ise, kaldırıldıktan sonra kovan üstü açık bırakılmayarak, bir bezle örtülür ve gerektiği kadarı açılır. Kontrol sırasında telaşsız ve hızlı bir şekilde hareket edilir.

b)
Kovan çerçeveleri birer birer elden geçirilerek durumları kontrol edilir. Bu kontrol sırasında işçi arı sayısı, yumurta ve larva durumu, bal, polen durumu gözden geçirilir.

Çerçeveler kovan üzerinde tutularak kontrol edilir. Böylece ana arının dışarı düşerek telef olma riski ortadan kaldırılmış olur.

Aynı çerçevede farklı büyüme aşamasındaki larvalar karışık halde duruyorsa ve aralarda boş gözler de varsa, bu ana arının yaşlılığının ya da verimsizliğinin işaretidir. Aslında aynı çerçevede farklı aşamalarda larvalar bulunması normaldir. Fakat verimli bir anaarı, hücre aralarında hiç boşluk bırakmadan yumurtlar ve yavrulu alanlar bir şerit şeklinde birbirini takip eder. Farklı aşamalardaki larvaların oluşturduğu alanlar düzgün görünümlüdür, birbirine karışmış şekilde değildir.

Arılar özellikle soğuk havalarda kovan içerisinde salkım düzeni oluştururlar. Bu yüzden ilkbaharın ilk günlerinde, arıların yoğun olarak bulunduğu kovanın ortasındaki çerçevelerde daha çok kuluçka bulunur, kenarlara doğru ilerledikçe hem arı sayısı hem de kuluçka sayısı azalır. Havalar iyice ısınıp, arılar kovana yayılmaya başladıkça kenarlara doğru olan çerçevelerde de kuluçka sayısı artmaya başlar.
Kuluçkalıktaki ısının sabit tutulabilmesi için, arılar tarafından işgal edilmemiş çerçevereler çıkarılıp, kovan bölme tahtası konarak kovan içinin hacmi küçültülür. Bölme tahtasının boş kalan bölümüne saman, ot, gazete vesaire doldurularak izolasyon sağlanır. Yine kovan üst örtüsünün yavruların üşümeyeceği şekilde elden geçirilmesi gerekir.
Bir de geçen dönemden kalan ballı çerçeveler çok yer işgal ederek ana arıya yumurtlama alanı bırakmamış olabilir. Bu çerçeveler alınarak yerine kabartılmış veya temel petekli çerçeve takılır. Ya da arazideki nektar akımı çok olduğu için arılar bol miktarda bal getirerek depoladıkları için, yine ana arıya yumurtlama alanı kalmamış olabilir.
Kuluçkalıktaki erkek arı hücreli petekler de çıkarılarak yerlerine dişi gözlü kabartılmış petek ya da hazır petek konulmalıdır.


c)
Anaarının var olup olmadığına ve varsa durumuna bakılır. Kanatları yıpranmış, yaşlanmış, hastalanmış ya da bir nedenden dolayı yumurtlama yeteneği azalmış ana arılar muhakkak yenileriyle değiştirilmelidir.

d) Küf, arı biti, ishal, petek güvesi, yavru çürüklüğü gibi hastalıkların olup olmadığı kontrol edilir. Kovanda tespit edilen hastalıklar için gerekli önlemler mutlaka alınmalıdır. Ülkemizde bütün arı hastalıkları ile ilgili ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçların ruhsatlı olmasına ve yalnızca arılar için üretilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Bu dönemde hastalık olmasa bile koruyucu bir takım ilaçlar ve vitaminler de verilebilir. Hastalıklarla ilgili koruyucu ve tedavi edici ilaçlamaları ilkbaharda, arı nüfusunun en az düzeyde olduğu bu dönemde yapmaya dikkat etmelidir. Çünkü bu dönemde yapılan ilaçlama bal mevsimi henüz başlamamış olduğu için, üretilen balda ilaç kalıntısı riskini en aza indirir.

 

e) Kovanın fiziki yapısı gözden geçirilir. Arıların gelişmesine engel olacak kusurlar varsa kovan muhakkak değiştirilir. Muayeneden sonra problemli olduğu tesbit edilen kovanlar arılık dışına çıkarılarak gerekli bakımları yapılır. Rutubetlenmiş ve küflenmiş kovanlar güneşe konularak kurutulur. Daha sonra delik, çatlak ya sökülmüş yerleri çakılırak tamir edilir. Kovan, içindeki artıklar kazındıktan sonra pürmüz lambasıyla ya da yanan bir ateşin üzerine tutularak dezenfekte edilir. Boya ihtiyacı olan kovan hiç ihmal edilmeden boyanır.

f) Çerçevelerdeki ve kovan iç yüzeyindeki fazla petek parçaları kesilip toplanır. Özellikle arıların işgal etmediği aşırı siyahlaşmış ve eskimiş petekler alınarak yerine yeni petekli çerçeveler takılır. Mümkünse her yıl kuluçkalıktaki eski çerçevelerin yarısını değiştirmek kovanın sağlıklı gelişmesini olumlu yönde etkiler.

g) Kuluçkalıkta 10 çerçeve bulunan bir kovanda 2 çerçeve arı kalmışsa bu aile zayıftır. 3-4 çerçeve arı varsa ve ana arısı yaşlı ve hasta ise bu kovan da zayıftır. Fakat 3-4 çerçeveli kovanın ana arısı kaliteliyse bu arı orta güçtedir. Arılı çerçeve sayısı 4′ten fazla ve ana arısı da çalışkansa bu kovan büyük bal toplama mevsimine kadar kendisini geliştirebilir demektir ve güçlü kovan sayılır.

 

 

Kovan mevcudu az ise bu kovan başka bir kovan ile muhakkak birleştirilmelidir. 1 tane güçlü kovan 10 tane zayıf kovandan daha fazla bal üretir. Kovan mevcudu 3-4 çerçeve olmakla birlikte anası çalışkan kovanlara, diğer güçlü kovanlardan yavrulu petek takviyesi yapmak gerekir. Güçlü kovanda tespit edilen kapalı gözlü yavrulu petek yerinden alınır, üzerindeki arılar silkilerek güçlendirilmek istenen kovanın uygun yerine konur.

 

h) Besin durumu kritik seviyeye inmişse kovanlar muhakkak beslenmelidir. Aslında ana arıyı yumurtlamaya teşvik etmek için, kovanlarda bal olması durumunda bile kovana şerbet verilmelidir. Havaların soğuk olduğu ve kovanın açılmasının riskli olduğu günlerde arıları kek ile beslemek doğrudur. Ama havalar ısındıktan sonra şerbet rahatlıkla verilebilir.

Arılar çoğunlukla soğuk kış aylarında değil, havaların ısınmaya başladığı ilkbahar aylarında sönerler. Çünkü soğuk günlerde arılar kış uykusundadır ve çok az besin tüketir. Fakat havaların ısınmasıyla arı faaliyete geçer ve besin tüketimi çok yükselir. Arazide bal kaynakları da henüz oluşmadığından bu dönemde besinsiz kalan arı kovanı sönmeye mahkum olur.

 

 

 

 

 

Eğer kovanda ballı ve üzeri sırlı çerçeveler varsa arıların beslenmesine yardımcı olmaki için bu çerçevelerin sırlarını çizerek yerine koymak gerekir.

Kovanda hiç yiyecek kalmamış ve arılar da açlıktan zayıf düşmüşse muhtemelen vereceğimiz şerbeti yiyemeyeceklerdir. Bu gibi durumlarla karşılaşıldığında hemen ılık şerbet yapılır ve arıları çok ıslatmayacak şekilde kovana püskürtülür. Bu işlemle canlanan arılara daha sonra şerbet vererek kovan sönmekten kurtarılır.

ı) Eğer arılık çevresinde doğal su kaynakları yoksa, arıların su ihtiyaçlarını gidereceği önlemler alınmalıdır.

BALLIK KONULMASI

Arılara gerekli bakım yapıldıktan sonra, ilkbaharın ilerleyen günlerinde arazide bal kaynakları gün geçtikçe çoğalır. Anası çalışkan olan ve problemleri çözülmüş kovanlar hızla gelişmeye başlar. Özellikle bölme tahtası konmuş kovanlar takip edilip, arı sıkışmadan kovan iç hacmi artırılır. Arılar çerçevelerin üst kısımlarına beyaz petek örmeye ve kovanlar da 8-9 çerçeve arıya ulaşınca artık ballık koyma zamanı gelmiştir. Ballık koymak için arıların kuluçkalıkta sıkışmasını beklememek gerekir. Çünkü sıkışan arı kolaylıkla oğul vermeye meyledecektir. Ballık konulması aynı zamanda arının oğula eğilim göstermesini engelleyen önlemlerden birisidir.

Kovana ilave verilmeden önce kuluçkalıktaki çerçeveleri gözden geçirerek varsa ana memelerini temizlemek gerekir. Bu işlemden sonra ballık konur. Ballığa mümkünse 1-2 tane kabartılmış petek konulması uygun olur. Eğer arı yukarı çıkmakta nazlanıyorsa bu kabartılmış peteklere şerbet dökülür. Ayrıca kuluçkalıktan alınacak arılı bir çerçevenin ballığa konulması da arının yukarı çıkmasını teşvik eder.

Arılar iyice çoğalıp birinci ilavedeki bütün çerçeveleri kabartarak bal koymaya başladıklarında artık ikinci ballığı koyma zamanı da gelmiştir. İkinci ballık genellikle birinci ballıkla kuluçkalık arasına konulur. İkinci ballığı koyma esnasında da kuluçkalığı iyice gözden geçirerek varsa ana memelerini keserek kovanın oğul eğilimini engellemek gerekir.
İlkbahar mevsimi kuluçka faaliyetlerinin en yoğun olduğu dönemdir. Oğul dönemiyle birlikte ana arı yumurtlamayı kestiği için bu faaliyet durma noktasına gelir.

İlkbaharda kovan içinde kuluçka faaliyetlerinin olanca hızıyla sürdüğünün ve koloniye yeni bireylerin katıldığının en büyük göstergesi genç arıların kovan belleme uçuşlarıdır. Özellikle öğleden sonraları genç arılar kovan dışında yüzleri kovana dönük olarak toplu halde uçuş yaparlar. Bu uçuşlar kalabalık olursa çoğu zaman acemi arıcılar tarafından oğul çıktığı zannedilir.

 

 

 

Not: http://www.kirkkovan.com.tr/ adresinden alıntıdır.

 

 

 

 

 

Yazı kategorisi: İlkbahar Bakımı | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;