ORGANİK ARICILIK

ARICILIK VE ARI HASTALIKLARI

‘Pratik Bilgiler’ Kategorisi için Arşiv

Pratik Bilgiler

Arılarda Haberleşme

Yazan: se©kin 2 Temmuz 2008

Bal arılarında haberleşmenin esasını ses, ışık gibi fiziksel uyarılar, koku, tat gibi kimyasal uyarılar ve kesin olmamakla birlikte elektriksel uyarılar teşkil etmektedir. Bütün bu uyarılar diğer bireylerin özel duygu organları tarafından algılanabilmektedir örneğin bir tarlacı işçi arı çevresinde polen yan da nektar kaynağı bulduktan sonra kovana döndüğü zaman, bu besin kaynağının yerini ve uzaklığını diğer arılara haber vermek için belirgin şekillerle işaret verici özel hareketler yapmaktadır. Arıcılık terimleri arasında buna “arı dansı adı verilmektedir.

Tarlacı işçi arıların kovan içerisinde yaptıkları bu hareketler, arıcıların uzun yıllar önce dikkatini çekmiş ancak bunun bilimsel bir açıklaması 1970 yılında bu konuda yaptığı araştırmalarla Nobel ödülü kazanan ünlü alman bilgini Von Frish, her özel hareketin ayrı bir anlam taşıdığını açıklamıştır. Bu araştırıcı 1967 yılında ilk defa iki tip arı dansının varlığını ortaya koymuştur. Bunlardan birincisi dairesel dans (dönme dansı), ikincisinin ise kuyruk sallama dansı (kuyruk dansı)’dır.

Keşif uçuşu yapan arılar herhangi bir kaynağı buldukları zaman taşıyıcı arılara haber vererek onları kaynağın bulunduğu yeri haber vererek onları kaynağın bulunduğu yere yöneltirler.

Bilgiler dans hareketleriyle şu şekilde aktarılmaktadır:

 

Vücut kıllarına sinmiş olan ve ayrıca koku bezi adı verilen bezlerde tutulan kokudan veya taşınan nektar ve polenden, kaşif arının bulunduğu besin kaynağının ne olduğu anlaşılır.Besin kaynağının yeri, yönü ve verimliliği, dansın süresi, şekli ve sayısıyla ilgilidir.

Dans süresi içinde dansın şekli, ahengi ve hızı, yerçekimi ve güneşin bulunduğu yere göre değişir ve gerekli mesajlar iletilir. Teknik Arıcılık (1986, sayı: 8).

 

Dairesel Dans

Dairesel dans kovana uzaklığı 100 m. Yarıçaplı bir daire içerisinde olan besin kaynaklarının yerini tanımlamada kullanılan oldukça hızlı ve ani hareketlerle yapılan bir danstır. Dairesel dans petek üzerinde çok dar bir alanda yapılır. Dans için kullanılan alanın yarıçapı işçi arının boyundan biraz fazladır. Dans eden arı ara sıra petek üzerinde dans yerini değiştirir ve genellikle kendisini izleyen 1-6 kadar işçi arı vardır. İzleyici arılar antenleriyle dansçıya dokunarak dansı uygulamaya çalışırlarsa da hiçbir zaman aynısını yapamazlar. Dairesel dans daha çok 100m. Etrafındaki nektar kaynaklarının varlığını bildirmek için kullanılır, uzaklık ile yönü tanımlamaz. İzleyici arılar,kaynağının cinsini dansçıyı antenleriyle yoklamak suretiyle üzerine bulaşık materyalden anlarlar Genç (1994).

Dairesel dans, besin kaynağının kovana 100 metreden daha yakında olduğunu haber vermektedir.

 

Kuyruk Sallama Dansı

Besin kaynağı eğer kovanın bulunduğu noktadan 100 metreden daha uzakta ise, kaşif arılar kovana döndükten sonra diğer arıların ortasında kuyruk sallama dansı yapmaktadırlar. Bu dans esnasında arı abdomen kısmını sallar ve yarım daire çizerek ilerler. Bu şekil tamamlandıktan sonra keskin bir geri dönüş yaparak dairenin diğer yarısını tamamlar ve çizilen çemberin ekseni üzerinde tekrar yukarıya doğru ilerler. Bu şekilde tamamladığı zaman keskin bir geri dönüş yaparak dairenin diğer yarısını tamamlar ve çizilen çemberin ekseni üzerinde tekrar yukarıya doğru ilerler.

Bu hareketler kovanların kontrolleri esnasında tecrübeli arıcılar tarafından kolaylıkla petekler üzerinde izlenebilir.

Dans yönünü ;kovanın yeri bitki kaynağı ve güneş arasındaki açılar tayin etmektedir. Güneşin durumu değiştikçe, bu açılarda değişeceğinden buna bağlı olarak dansın yönü de değişmektedir.

Eğer besin kaynağı güneş yönünde ise keşif arı petek üzerinde başı yukarı gelecek şekilde, aksi tarafta ise başı aşağıya gelecek şekilde daire ekseni üzerinde hareket eder. Kaynak diğer yönlerde ise belirgin açılar çizerek kovanın hangi yönüne gidilmesi hakkında bilgi aktarılır. Örneğin besin yeri, kovanın yönünde güneşle 40° C ‘lik bir açı yapacak şekilde eğimli olmalıdır.

Kuyruk sallama dansı bulunan besin kaynağının 100 m. ‘den uzakta olduğunu işaret etmektedir.

İşçi arının kuyruk sallama dansı, Dans yönleri, güneşin farklı pozisyonu ve besin kaynağının farklı yönlerde olması ile değişmektedir.

Besin kaynağı, kovan – güneş doğrultusunun 40° solunda ise uçuş ekseni düşey eksen ile aynı açı değerinde olmaktadır.

Besin kaynağının kovana olan uzaklığı ise, dans temposunun hızlı veya yavaş olmasıyla anlatılmaktadır. Örneğin bitki kaynağının uzaklığı ile her 15 saniye içinde tekrarlanan kuyruk sallamasının sayısı arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu durum aşağıdaki tablo 1 ‘de açıklanmıştır.

Besin kaynağının kovana olan mesafesini koloni bireylerine bildirmek, besin yönünün tayini ile ilgili haberleşme kadar önemlidir ve arılara büyük avantaj sağlamaktadır.

 

Diğer Danslar

Bal arılarının besin yeri ve yönünü tayin eden dansları dışında ;tehlikeyi haber veren alarm dansı temizlemek için yapılan temizlenme dansı, huzur ve memnuniyet ifade eden DVAV dansı ve petek kenarlarında yapılan mesaj dansları vardır. Teknik Arıcılık ( 1986, Sayı 8 ).

Yazı kategorisi: Arılarda Haberleşme | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Ana Arı Üretme Yöntemleri

Yazan: se©kin 21 Haziran 2008

Ana ArıBir arı kolonisinin verimi, kovandaki işçi arılarının çokluğuna, işçi arıların varlığıda doğrudan doğruya ana arının kapasitesine bağlıdır. Kısacası kovan demek, ana arı demektir.

Arı ailesinin anası herhangi nedenden dolayı telef olduğu zaman, o kovan kısa zamanda söner gider. Ananın ihtiyar, sakat veya hasta olması da kovanı olumsuz etkiler.

Ana arının yokluğu, kovan tarafından farkedilir farkedilmez arı ailesine bir miskinlik çöker.

Usta bir arıcı, kovanın anasız kaldığını dışarıdan, uçuş deliğine bakarak anlayabilir. Zira, işçi arıların artık kovana çiçek tozu taşımadıkları, fakat önemli bir şeyi kaybetmişler gibi şaşkın şaşkın birer ikişer girip çıktıkları görülür.

Gerek arı ırklarının ıslahı, gerekse anaya ihtiyaç duyan arı aileleri için gerekli anaları çeşitli yöntemler kullanarak üretebiliriz.

Birinci Yöntem:
İlkbaharda bir kovanın öksüz kaldığı anlaşılırsa, nitelikleri iyi olan bir kovandan henüz larva haline gelmemiş taze yumurtaları olan bir çerveve alınır. Çerçevenin üzerindeki arılar hafifçe süpürülür. Bu çerçeve soğuğa ve rüzgara maruz kalmadan yetim kovana götürülür. Çerçeve dikkatlice arıların en yoğun olduğu yere kovan ortasına yavaşça konur. Çerçevenin üzerine kalemle verildiği tarih yazılır. Verilen yumurtalı çerçeve ile onun her iki yanındaki çerçeveler arasında normalden birkaç milim daha fazla açıklık bırakılır. Kovanın beslenmesine ve sıcaklığına dikkat edilir.

3-5 gün sonra kovana bakıldığı zaman işçi arılar tarafından ana çerçevesindeki yumurtalı hücrelerin bir kısmının ana memeleri haline getirildiği görülür.

16 gün sonra yapılacak muayenede genç bir ananın ürkek ürkek çerveler üzerinde dolaştığı görülür. Öksüz bir kovana en pratik ana verme yöntemi budur.

Bu yöntemin en kötü yanı, arı ailesinin ortalama 20 gün çoğalma faaliyetinden geri kalmasıdır. Ayrıca bu işlem erkek arıların ortaya çıktığı zamandan daha önce de yapılamaz. Ana çıktığında daha erkek arılar ortada yoksa genç ana çiftleşmek imkanını bulamaz.

İkinci Yöntem:
Ana, ancak oğul mevsimine doğru elde edilebilir. Bu da, oğula meyleden kovanlardan üzeri kapatılmış ana memeli çerçeveleri alarak aynı şekilde diğer anasız kovana vermek suretiyle yapılır. Bu usul, kuşkusuz daha pratik ve kolaydır. Fakat bu yönteme göre arı ailesini oğula bırakmak gerekir ki; modern arıcılıkta buna izin verilmez.

Üçüncü Yöntem:
En problemsiz ve uygulaması verimli olan yöntem elde doğrudan yedek ana arı bulundurmaktır. Bunun için elde ruşet kovan denilen küçük kovanlar olması gerekir. Ama bu kovanlarda arı kolonisini uzun süre tutmak, hele hele arıyı kışlatmak zordur.

Bunun için normal bir kovan ya da ballık alınarak bölme tahtasıyla üçe ya da dörde bölünür. Bölme tahtalarının ortası açık bırakılarak buralara sinek teli çekilir. Bu sayede hem arı kolonileri kışın birbirlerinin ısılarından yararlanırlar hem de kokuları aynı olacağı için birleştirildiklerinde kavga etmezler.

Her bölüm için kovanın başka yüzüne bir uçma deliği açılır. Bölmelere güçlü kovanlardan alınan üzerinde larva haline gelmemiş taze yumurtası bulunan çerçeveler arılarıyla birlikte konur. Her bölme ayrı koloni şeklinde çalışacağı için kendilerine ana arı yaparlar. Böylece üç veya dört analı tek bir kovan elde edilmiş olur.

Bu kovanın beslenmesine ve sıcaklığına dikkat edilerek kışa sokulur. Ertesi ilkbaharda ana arı ihtiyacı olan kovanlara eldeki yedek analardan alınarak verilir. Anası alınan bölüm ya diğer bölümle birleştirilir ya da yeni ana yapması sağlanır.

Dördüncü Yöntem:
Bu yöntem, bir çerçeve üzerine birçok ana memeleri yaptırıp; analı memeleri ihtiyacı olan kovanlara aşılamaktan ibarettir.

Dört parça hazır petek el biçimi ve genişliğinde kesilerek birer parmak aralıklı olarak dilim dilim, bir çerçevenin üst çıtasına erimiş mum akıtılarak bağlanır.

Bu çerçeve, genç analı güçlü bir kovanın ortasına, yumurta konulmuş iki çerçevenin ortasına bırakılır. Birkaç gün içinde işçi arılar bu dilimleri birbirine kavuşturup, hazır petekleri ana arının yumurta koyacağı hale sokarlar. Ana arı kabartılmış gözlere hemen yumurtlar.

Yumurtalı çerçeveler kovandan geri alınır. Bu işi yaparken, çerçeveyi silkeleyip de yumurtaları telef etmemeli, sadece üzerindeki arılar yavaşça süpürülmelidir.

Şayet gömeçlerin alt kısmında yumurta konmamış gözler varsa; taze yumurtalar kenara gelecek şekilde, keskin bir bıçak ısıtılarak boş kısımlar kesilmelidir.

Bu çerçeve dikkatli bir şekilde, anası alınmış bir kovanın ortasına konur. Anasız kalan kovan verdiğimiz bu çerçeveyi uygun bularak derhal birçok hücreleri ana memesi olarak beslemeye başlar.

9-10 gün sonra, mühürlenmiş ana memelerini oluşturan bu çerçeveden istediğimiz bir memeyi etrafında 1-2 cm peteği ile birlikte keserek anasır bir kovanın uygur göreceğimiz bir çerçevesine monte edebiliriz. Montaj işi biraz dikkat ister. Ana memesinin çerçevedeki duruşu nasıl idiyse, öyle konur. İki gün sonra ana memesi verdiğimiz kovanı gözden geçirdiğimizde meme sağlam ise, aşımız tutmuş demektir. Üç gün kadar sonra da genç ana, yüksüğün başını delerek çıkmış olur. Ya da arılar, verdiğimiz yüksüğün yanını deliverirler. O zaman yeniden ana memesi aşılamalıyız.

Kaynak: www.veterinerhekimiz.com

Yazı kategorisi: Ana Arı Üretme | Etiketler: , | » yorum bırak;

Sahipsiz Arı Kolonisini Kovana Alma

Yazan: se©kin 21 Haziran 2008

Ağaç ya da kaya kovuklarındaki sahipsiz arı kolonileri, arı kaçıran isimli alet ile kolaylıkla yerlerinden alınabilir. Arı kaçıran, işlev olarak arıların bir taraftan diğer tarafa geçmesine izin verir ama, öbür taraftan geri dönmesine izin vermez.

Maske, körük, eldiven gibi klasik arıcılık aletleri de kullanılarak, arıkaçıran aleti arıların giriş deliklerine monte edilir. Eğer varsa diğer delikler kapatılır. Dışarı çıkan arılar içeriye giremezler ve bir süre sonra oğul arısı gibi bir salkım halinde deliğin önünde birikirler. Daha önceden hazırlamış olduğumuz, çerçeveleri takılmış, içine mümkünse kabartılmış petek ve ballı petek konulmuş kovan arıların yanına getirilir. Aynı oğul koyar gibi arılar yeni kovana konur. Arılar alındıktan sonra eğer mümkünse arının yuvası parçalanarak içeride kalan Anaarı alınır ve yeni kovana verilir. Bu mümkün değilse kovana bilinen usullerle yeni bir ana verilir ya da yaptırılır.

Hatta yeni kovan bir süre daha kovuğun önünde tutulursa, arılar eski yuvalarındaki balları yeni yuvalarına da taşımaya başlayabilirler.

Kaynak: www.veterinerhekimiz.com

Yazı kategorisi: Koloniyi Kovana Alma | Etiketler: | » yorum bırak;

Kovan Yerini Değiştirme

Yazan: se©kin 21 Haziran 2008

Kovan Yerini Değiştirme

Arı kovanlarının yerini problemsiz olarak ancak arıların faal olmadığı günlerde değiştirebiliriz. Dışarı çıkan arılar geri döndüklerinde kovanlarını bulamazlarsa eski kovanlarının olduğu yere konarlar ve telef olurlar. Arılar 3 gün dışarı çıkmadıklarında kovanlarının yerini unuturlar. 5 kilometre uzağa götürülen kovandaki arılar da artık eski yerlerine dönemezler.

Uzun mesafeli bir yere taşınacak olan kovanların, bütün arılar içerde oldukları bir zamanda uçma delikleri hava almayı engellemeyecek bir şekilde kapatılır. Gerekli önlemler alınarak kovanlar yeni yerlerine götürülür. Eğer gidilen mesafe 5 kilometrenin altındaysa arıların eski yerlerine dönme ihtimalleri gözardı edilmemelidir. Arıların dönüşünü engellemek için en az 2 gün arıların dışarı çıkmasına izin verilmez. Bu süre zarfında kovan havalandırmasının olmasına ve arıların susuz kalmamasına dikkat edilir.

Eğer yer değiştirme arılık içinde yapılacaksa, hava sıcaklığının az olduğu ve arıların uçuşa çıkmadığı bir günde, kovan uçma deliğini kapatarak kovanı fazla sarsmadan yerinden alıp yeni yerine götürebiliriz. Havalar ısındığında dışarı çıkan arılar artık eski yerlerini unutmuş olurlar. Yer değiştirme işini özellikle kışın karlı günlerde yapmak risklidir. Çünkü sarsıntı sebebiyle kovan dip tahtasına düşen arılar soğuğun etkisiyle bir daha arı salkımının arasına giremezler ve ölürler.

Eğer arıların faal olduğu bir dönemde kovan yerini değiştirmek gerekiyorsa bu hemen yapılmaz. Kovan götürülmek istenen yere doğru her gün 20 cm kadar kaydırılır. Böylece kovan yeni yerine yavaş yavaş götürülmüş olur.

Kaynak: www.veterinerhekimiz.com

Yazı kategorisi: Kovan Yerini Değiştirme | Etiketler: | » yorum bırak;

Şerbet Hazırlama

Yazan: se©kin 21 Haziran 2008

Şerbet temiz su ile yapılır. Bunun için önce su kaynatılır. Kaynatılmış suyun bir müddet soğuması beklenir. Parmağı yakmayacak derecede ılık suya şeker veya bal ilave edilir. Şerbet, şeker iyice eriyinceye kadar karıştırılır, kesinlikle tekrar kaynatılmaz. Kaynatılmış şerbet, arılarda sindirim yolu bozukluklarına sebep olmaktadır.

Şerbet arılara havanın ılık olduğu bir akşam üzeri verilir. Şerbetin fazla sıcak ya da soğuk olmaması gerekir. Verilecek şerbetin miktarı arıların tüketim gücü gözönünde bulundurularak ayarlanır.

Şerbet vermek için çok çeşitli yemlikler kullanılabilir. Eğer arıcının elinde yemlik yoksa pratik olarak olarak bir kavanozun kapağına ince çiviyle delik açılır. Şerbet kavanoza konur, kapağı sıkıca kapatılır ve kapak yemleme deliği üzerine gelecek şekilde konur. Ya da kabarmış bir peteğin hücrelerine şurup dökülür ve bu petek arıları üşütmemeye dikkat ederek kovan içine konur.

Herhangi bir nedenden dolayı arıların beslenmesi ihmal edilirse ve havanın çok uygun olmadığı bir zamanda arıların beslenmesi gerekirse, şeker şerbeti yerine arı keki kullanmak gerekir. Çünkü arıların dışarı çıkamadığı havalarda şerbet vermek, koloninin ishal ya da dizanteri olması ihtimalini artırır.

Kaynak: www.veterinerhekimiz.com

Yazı kategorisi: Şerbet Hazırlama | Etiketler: | » yorum bırak;